Arzular ve Kararsızlık

– Yardım edebilir miyim, hanımefendi? 

– Sanmıyorum… Bu kırmızı elbiseyi çok istiyorum ama çok pahalı, bütçemi fazlasıyla aşıyor. 

– Bu maviye ne dersiniz peki? Aynı ölçüde güzel ama çok daha ucuz… Ehm, çok daha uygun yani. 

– Hım… Maviye param yeter sahiden. Ama insanlar bana çok yakıştığını söylemesine rağmen mavi giymeyi pek sevmem. Rahatsızlık duyarım hatta. Kırmızı giyince hep mutluluk duyarım oysa. 

– Ah, hiç sorun değil, hanımefendi. Mavinin yanında bir de şu hapı veriyoruz. İçince maviden hoşlandığınızı fark edeceksiniz. 

– Sanmıyorum… Hap içmeyi hiç sevmem. Yapay şeyler uymaz bana. 

– Ah, kusuruma bakmazsanız sizinle hemfikir olmadığımı söyleme cüretinde bulunacağım, hanımefendi. Renkten rahatsızlığınızı aştığınız anda mavi elbiseden hoşlanacaksınız çünkü. Hapın tek yaptığı gerçekten istediğinizi elde etmenizi sağlamak, o kadar.

– Doğrudur herhalde. Yani, ne bileyim, sigarayı bırakmak isteyip dış yardım almadan bırakamayan pek çok insan var, değil mi?

– Tam da onu diyecektim, hanımefendi.

– Çok iyi. Ama ben gene de hap türünden bir yardım alma fikrinden hoşlanmıyorum.

– Hiç sorun değil. Bunu da aşacak bir hap verebiliriz hemen.

– Ama ben onu demiyorum ki! Şahsen ben bünyesinin bu yollarla karıştırılmasını hiç istemeyen insanlardanım.

– Peki. O zaman izninizle şunu sorayım: Böyle bir insan olmaktan memnun musunuz? Bu tür şeylere hiç aldırmayan türden bir insan olmak istemez miydiniz?

– Eh… Belki…

– Eğer öyleyse şu hapı vereyim size. Olmayı tercih edeceğiniz kişi olmanıza yardım edecektir. Ayrıca bakın, rengi de kırmızı


– Ama ben hangi türde insan olmayı tercih edeceğime karar veremiyorum ki!

-O da dert değil hanımefendi. Herhangi bir yönde karar vermenizi sağlayacak hapımız da var.

– Ama hangi yönde?

– Eh, orası hangi hapı içeceğinize bağlı… Kırmızıyı mı vereyim, maviyi mi?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir