İngiltere’de bir hayvanat bahçesinde soyları tükenmekte olan bir çift goril kalmış. İnsanlar bunları çiftleştirip soylarını kurtarmaya çalışıyorlarmış ki erkek goril birden ölüvermiş. Ortalık birbirine girmiş. Gazetelere ilan verilmiş ve dişi gorile bir eş bulana büyük ödüller vaat edilmiş. Kimsenin elinden bir şey gelmiyormuş. Herkes çaresiz bir şekilde otururken bir Türk çıkmış ve bu işi halledeceğini ancak 50 bin dolar istediğini söylemiş. Hemen kabul etmişler. Türk uçağa atlamış önce İstanbul’a sonra da Ankara’ya gelmiş. Ankara’da otobüse binmiş. Pozantı yolu üzerinde bir kahvede inmiş. Kahveye girmiş bakmış bir sürü kamyon şoförü oturuyor. Hepsine şöyle alıcı gözüyle baktıktan sonra bir tanesine ‘Sen gel’ demiş. Adam gelmiş, bizimki de ona durumu anlatmış. Böyle böyle bir durum olduğunu, gorile bir eş aradığını ve adamın bu iş için uygun olduğunu ve bunun bedelinin de 25 bin dolar olduğunu söylemiş. Kamyoncu düşünmek için bir saat mühlet istemiş. Bir saat sonra dönmüş ve demiş ki:
– Tamam, kabul ediyorum ama üç şartım var:
1. Dudaktan öpüşmem.
2. Doğacak çocuk erkek olursa babamın adını koyarım.
3. 25 bin dolarım yok. Taksit taksit öderim.

