
Thor Heyerdahl, Norveçli bir antropolog ve arkeologdur. Kendisini daha çok deneysel bir bilim adamı olarak tanımlıyorlar. Bunun nedeni; kendi önermeleri, ne kadar zor olursa olsun, deneyimlemekten kaçmamasıdır. Bilgi ve cesaretin bir arada, eylemsel halde olduğu sıra dışı bir kişiliğe sahiptir. Bu nedenle “Son Viking” olarak da biliniyor.
Thor Heyerdahl, 6 Ekim 1914’te doğdu. Oslo üniversitesi’nde okurken, büyük Okyanusta bulunan Markiz adalarına gidiyor ve burada Polinezyalıların dillerini ve destanlarını inceliyor. Buradaki halk hikayeleri ve inanışlarını incelerken, Adalıların, İnkalar döneminde, Peru’dan deniz yoluyla, buraya yerleştiklerine dair
bir teori geliştiriyor.
Thor Heyerdahl, 1937/ 1943 yılları arasında bu teorisini kanıtlamak amacıyla aynı yolculuğu yapmaya karar veriyor ve planlama yapmaya başlıyor. Kendisine yardım eli, Peru elçiliğinden geliyor ve beş kişiden oluşan bir ekip kuruyor. Ekibi ile beraber İnkalar döneminde inşa edilebilecek şekilde, balsa ağacından bir sal yaparlar. Bu gemiye İnkaların Güneş Tanrısı olan, Virochkoca’nın eski adını yani “Kon-Tiki” ismini veriyorlar.
Kon Tiki’nin önemine bakacak olursak, İnka Panteonu içinde önemli bir yere sahiptir. 1532 yılında gerçekleşen İspanyol istilasına kadar, aynı zamanda inanç sistemleri içinde yer alan İnka Tanrıları hakkında; Keçuva halkı ve And dağları üzerinde bulunan Titikaka gölü bölgesi’nin yerlileri Aymaraların söylencelerinden bilgi sahibi olabiliyoruz.
Kon Tiki, 1560 yılında Peru valisinin tercümanı Juan de Betanzos tarafından kaydedilen yaradılış efsanesinde geçer, Bu efsaneye göre her şeyin yaratıcısı Efendi Kon Tiki, Virachocha hiçlikten çıkmış, önce dünya ve gökyüzü ardından dev insanları yaratmıştır.
İnanışa göre; İnka hükümdarlarının, Virachocha ve eşi Mamachocha’dan geldiğine ve onların bedene bürünmüş halleri olduklarına inanılırdı. Virachocha için çoğu kez dünyayı dolaşan ve insanlara uygarlığı öğreten, beyaz ırka özgü hatlara sahip, yeşil gözlü, soluk yüzlü ve sakallı bir ihtiyar olarak betimlenir. Yine Azteklerin de, en büyük Tanrısı olan Kukulkan olarak da bildiğimiz Quetzelcoatl’la benzeri anlatımla birleşirler. Thor Heyerdahl ve ekibi 1947’de beş kişilik ekibi ve bir papağanı ile beraber, Peru kıyılarından yola çıkarak 101 gün süren bir keşif yolculuğu yaparlar.
Kon Tiki adını verdikleri sal ile 6600 kilometre yol alır ve Polinezya ulaşırlar.
Yolculuk esnasında; ellerinde sadece zıpkınlar olan mürettebat, salın altına girdiğinde başı bir tarafta, kuyruğu diğer tarafta kalan dev gibi bu köpek balığıyla boğuştu, içme suyu iki ayda tuzlandı ama yağmurlar su stokunu yeniledi, Kahvaltı ise çoğu kez palamut ve gece boyunca güverteye düşen uçan balıktan oluşuyordu.
Bu yolculuğun hikayesini; Thor Heyerdahl, 1950’de “Kon Tiki” adını verdiği bir kitap olarak yayınlar. 1951’de ise bu yolculuk esnasında çektikleri görüntüleri, belgesel olarak yayınlarlar. Bu belgesel aynı zamanda Oscar da kazanır.
Thor Heyerdahl, sadece Kon Tiki ile olan yolculuğu ile değil, sonrasında yine deneysel kimliğini koruyan birçok çalışmalarda bulunmuştur.
1948 ve 1954 arasında Galapagos adalarına düzenlenen, Arkeolojik çalışmalar ve 1955 ve 1956 da Paskalya adasında bulunan taş anıtlar üzerine önemli araştırmalara imza atmıştır. 1969’da; Eski Mısır’da olabilecek yolculukları test etmiş, RA l adını verdiği papirüs teknesi Fas’dan, Orta Amerika’ya yolculuk ederken başarısız olmuştur. 1970’e gelince RA ll adını verdiği teknesi ile 56 günde daha önceki yolculuğunu başarı ile tamamlamıştır. Bu yolculuklarını “RA seferi” ismiyle yayınlamıştır.
Thor Heyerdahl, 1978’de Sümerler ile ilgili yanlış bir inancı, düzeltmek amacıyla yeni bir gezi düzenler. Kendisi Sümerliler’inde çok başarılı denizciler olduğunu düşünmekteydi. Sümerlilerin teknolojisini örnek alarak Tigris (Dicle) gemisini inşa ettirdi. Tigris ile Şattülarap’dan yola çıkıp, önce Karaçi şehrine, buradan da Cibuti’ye ulaştı. Hiç kimsenin şans tanımadığı gemisi ile 144 gün boyunca yolculuk yaptı. Bu dönemde; Yemen, Somali ve Etiyopya arasındaki savaş yüzünden dostça karşılamadılar. Cibuti’de karaya çıkmalarına izin verilmediği için başka bir gemiye geçerek gemisini yaktı. 1981 ve sonrasında çok iyi bildiği ve esas tutkusu olan Pasifik ve Hint okyanusu’nda çalıştı.
Thor Heyerdahl, 88 yaşında,18 Nisan 2002’de hayatını kaybetti. Hayatının son yıllarında yapılan bir röportajında şunları söylemiştir; “Hayatım boyunca kesin olarak bilinen şeylere, dogmatik teorilere ve bilim adına söylenmiş sıradanlıklara karşı savaştım. Bugün, bir tek şeye inanıyorum. Özgür düşünceye açık bir beyin, bakmak ve görmek arasındaki ayrımı fark etmeyi başarırsa, gezegenimizin sırlarını rahatlıkla keşfedebilir. Önemli olan, insanlık tarihinin 2-3 milyon yıllık serüvenini anlamak. Buna biraz katkım olduysa çok mutluyum.”
Sevgiyle Kalın
Birsen SUNGURAY

