Davet.

“Şunları bir araya toplayayım.
Bir güzel muhabbet edelim” diye düsündüm.
Mutfak işinden de anlarım.
Donattım sofrayı.
Bayağı uğrastım.
Hepsinin, ayrı ayrı ne
yemekten, ne içmekten
hoşlandıgını iyi bilirim.
Bayağı da para gitti.
Birinin yediğini öbürü yemez.
Ötekinin içtiğini beriki içmez.
Dört kişilik sofra kurdum.

Mumları da yaktım.

Bak hepsi, Erick Satie severdi.
Hatırladım.
Müziği de ayarladım.
Geldiler.

20 yaşımda ben, 35 yaşımda ben,
40 yaşımda ben ve bugünkü ben dördümüz.
Birden yirmi yaşımı, otuz bes yaşımın karşısına oturttum.
Kırk yaşımın karşışına da, ben geçtim.
Yirmi yaışım, otuz beş yaşımı tutucu buldu.
Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.

Yatıştırayım dedim.
“Sen karışma moruk” dediler.
Büyük hır çıktı.
Komşular alttan üstten duvarlara vurdular.
Yirmi yaşım kırk yasıma bardak attı.

Evin de içine ettiler.

Bende kabahat.
Ne çağırıyorsun tanımadıgın adamları evine.

Can  YÜCEL

“Davet.” için bir yanıt

  1. Can Yücel yazmış olsa da olmasa da şiir güzel.
    Şiir onun olsa da olmasa da Can Yücel her zaman

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir