Arketipler ve Burçlar

Merhabalar Dostlarım,
Carl Jung’dan bir alıntı ile başlayalım :)
“Modern bilim, Astroloji ile başlar. Eskiden, insanın psikolojik motivasyonlara göre hareket ettiğini değil, yıldızlarının kendisini yönlendirdiğini söylerlerdi (…) İlginç olan, astrolojik ve psikolojik gerçeklerin arasında merak uyandıran bir bağ bulunması ve kişinin de, belli bir zamanın karakteristik özelliklerini çıkarım yoluyla bulabilmesidir. Bu durumda, psikolojik motivasyonların, bir şekilde yıldız konumlanmalarıyla bağlantılı olduğu kabul etmek zorundayız. Bunu bir anda açık biçimde göstermek ve insanların gözlemlemesini sağlamak mümkün olmadığından, alışılmamış bir hipotez oluşturmamız gerekir. Bu hipotez, psişemizin dinamiklerinin yıldızların konumlanmalarıyla veya titreşimlerle alakalı olmadığını öne sürer. Burada önemli olan, zaman fenomenidir (…) Yıldızlar, insanlar tarafından, sadece zamanın işaretleri olarak kullanılmaktadırlar” (C.G. Jung, 1929)

“Arketip” kavramı Carl Jung ile gelen bir tanımdır. Önemli ve bir çok detay içermesine rağmen, bu kavramı “bir oluşun en saf, yalın, doğru, mükemmel hâli” şeklinde başlangıç yapabiliriz. Astroloji de burçlarda önemli olan Arketip kavramı ; yine aynı şekilde, saf, doğru, yalın, mükemmel işleyen bir tarzı işaret eder. Aynı zamanda burçlar için zaman içinde belli arketip karşılıkları oluşmuştur.

Burçlar konusu önemli olup, aynı zamanda maalesef en çok içi boşaltılmaya çalışılan konuların başında geliyor. Burçlar oniki takım yıldız ile ilgilidir ve yine oniki sayısı da burç arketiplerini işaret eder. Tarih ve kültürler içinde yerini her zaman korumuştur. Herakles’in oniki denemesi, Kral Arthur’un oniki şövalyesi, oniki havari ve oniki imam ile de burç enerjilerini çeşitli şekillerde karşımızda bulabiliriz.

Arketip içeriği için örnek vermek gerekirse; “kahraman” arketipi Koç Burcu ile ilişkili Arketip oluyor. Bu Arketipi en güzel anlatan kitapların başında Joseph Campbell ait “Kahramanın sonsuz yolculuğu”eseri mevcuttur.(ki kendisi de Koç Güneşine sahiptir) Ancak Koç Burcu sadece “kahraman” Arketipiden ibaret değildir. Örnek olarak; “savaşçı” “lider” “başlangıç” veya “girişimci” gibi çeşitli enerjileri içinde taşır. Arketip kavramı tam tersi yönünde çalışırsa “gölge benlik” çalışmış olur. Koç gölge benliği içinde ise; “öfkeli” “sabırsız” “enerjik” “yıkıcı” yönleri yüksektir. Gelişme ve sonuç odaklı değildir, sadece giriş odaklıdır. Sürekli “risk” alan “direkt, doğrudan” yönlere sahiptir, kendi arzu ve istekleri ön plandadır. Başkaları kavramına pek sahip değildir.

Şimdi bana gelip bir kişi “Ne olacak bu Koçların hali” dediği zaman, aslında bu sorunun çok fazla karşılığı yoktur. Çünkü sorduğu kavram bir “Arketip” durumdur. Kişi ise genellikle Güneş burcunu sorar aslında :) Yukarıdaki Koç burcu üzerinden vermeye çalıştığım örnek gibi; Güneş burcunun fıtratını gölgeye düşmeden yaşayabilirse ne mutlu :)
Ancak siz burcunuz değil, haritanız oluyorsunuz. Güneş Koç burcunda olsada, Merkür’ün burcu gibi düşünüp, Venüs’ünüz de bulunan burç gibi kişisel ilişkiler kurmak isteyeceksiniz. Parmak izi kadar eşsiz, evren içinde evrensiniz…
Bu bağlamda; Güneş burcunuz “var oluş” fıtratını yaşama adına önemlidir ancak doğum haritanız nerdeyse aynı önemde bir çok, hatta nerdeyse sonsuz bilgiyi de içinde bulundurur.

Sadece bunu hatırlatmak istedim :)

Halil Cibran ile bitirelim;
Doğru yol:
İnsanların çoğunun gittiği yol değildir, düşünen öz akıl sahiplerinin yoludur.
Yolda vereceğin her molayı öz eleştiri durağında vermelisin.
Unutma, tövbe özeleştiridir.
Her molada yolda olup olmadığını, yürümen gereken menzil istikametinde yürüyüp yürümediğini kontrol etmen, pişman olmaman için elzemdir.Yön tayini sık sık gerekli olabilir.

“Haritayı saklayabileceğin en güvenilir yerin yüreğindir unutma…”

Sevgiyle kalın her daim

Birsen Sunguray

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir