Saint-Exupery, 1935’de hava postası pilotu iken teknisyeni Prevort ile Libya Çölü’nün kumlarına saplanıp kaldı. O zamanlar çölden canlı çıkamayacağımızı sanıyordum der; “Rüzgar, Kum ve Yıldızlar” adlı kitabında. İki Fransız yanlarında bir termos dolusu şekerli kahve, yarım şişe şarap, bir parça çikolata, bir kaç kurabiye ve bir iki portakalla; Fransa’nın üç katı büyüklüğündeki bir çölde beş gün boyunca susuzluktan akıllarını yitirircesine, düşe kalka ilerlediler. Onları bir bedevi kurtardı. İlk iş olarak susuzluktan ölmek üzere olan İki Fransıza su verdi. Saint-Exupery büyük bir minnettarlıkla şunları yazdı: “Sen kurtarıcımız, Libyalı bedevi, sen benim hafızamdan silinip gidiyorsun! Yüzünü gözümün önüne getiremiyorum. Sen insansın ve ben sende tüm insanların simasını görüyorum! Sen bizi daha önce hiç görmedin ve buna rağmen bizi tanıdın! Sen benim sevgili kardeşimsin ve ben bundan sonra seni tüm insanlarda yeniden tanıyacağım!”
Saint-Exupery / Rüzgâr, Kum ve Yıldızlar
