Büyük Umutlar

Edebiyat tarihinin en önemli isimlerinden olan Charles Dickens, birbirinden güzel romanları ile sadece döneminin değil tüm zamanların en güçlü yazarlarının başında gelir.
Edebiyatta roman tarzı, 17. yüzyıldan sonra giderek değer kazanmaya başlamıştır. Bunun nedenleri arasında halkın biraz daha fazla okur yazar olması ve epik kahramanlık öyküleri yerine yine kendileri gibi toplumun sosyal konularını ele alan metinlerin ilgi görmesini verebiliriz.
İngiltere’de, 1812’de doğan yazar Charles Dickens, ailesinin yaşadığı maddi ve hukuksal sıkıntılar nedeniyle zorlu bir ortamda büyümüştür. Daha küçük bir çocukken birçok işte çalışan Dickens, birçok eserinde bu yaşadığı tecrübelerini kurgusal olarak okuyucularına aktarmıştır.
Victoria çağının toplumsal özelliklerine, sınıfsal farklılıklarına, sistem eleştirilerine ve renkli psikolojik tahlillere neredeyse tüm romanlarında, başarılı bir şekilde yer vermiştir.
Yaşarken üne kavuşan yazar, 15 roman, 5 uzun öykü, yüzlerce kısa öykü ve birçok makale yazarak üretken bir yazın yaşamı geçirmiştir.
Büyük umutlar romanı, yazarın olgunluk döneminin eseridir. Konferanslar verip, seyahatler yaparak geçirdiği, yoğun bir dönem sonrasında inzivaya çekildiği yıllar içinde kalem alınmıştır. Bu nedenle yazın tekniği olarak ustalık eseri olduğunu söyleyebiliriz.
Birçok eserinde olduğu üzere taşra ve kentli insanların yaşamlarını gerçekçi bir şekilde gözlemleyerek ele almıştır. Romanda kaçak bir mahkumla karşılaşan yetim Pip’in umutlarla örülü macerasına ortak oluyoruz.
Orjinalinde üç ciltten oluşan eser 1861’de yayınlanmıştır. Yazar, eserinde yaşanmışlık detaylarını ustalıkla birbirine bağlamıştır.
Eser içeriğinde Dickens, Victoria çağının sınıf ayrımları içinde materyalizmin baskısına rağmen kişilerin kendi oluşlarını, beklentilerini, umutlarını gerçeğe dönüştürme serüvenlerini anlatmıştır.
Yazar Dickens’ın, çalışmalarında yer verdiği, toplumsal ve psikolojik gerçekçi anlatımları sonrasında bir çok yazara da esin kaynağı olmuştur.
Bu yazarlara; Richard Llewellyn, John Steinbeck ve Jack London’ı örnek verebiliriz.

Keyifli Okumalar

Birsen SUNGURAY

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir