Merhaba dostlarım,
Son zamanlarda bu konu çok gündeme gelmeye başladığı için bir şeyler yazmak istedim.
Yunus Emre der ki:
İlim ilim bilmektir / İlim kendin bilmektir / Sen kendini bilmezsin / Bu nice okumaktır?
Ay Düğümleri
Astroloji benim açımdan, “kendini bilme” adına çok önemli bir argümandır. Zaten sadece kendim için ve çevrem için kullanıyorum. Öğrendiğim bazı mevzular ise kendi adıma aydınlanma sağlamıştır. Bu konuda en önemli donelerden biri ay düğümleridir. Ay düğümü aslında sadece matematiksel iki nokta, ayın yörüngesindeki hareketleri ile oluşuyor. Bu noktalar güney ay düğümü ve kuzey ay düğümü olarak adlandırılır. Güney ay düğümü (GAD) geçmiş tecrübelerinizdir. Zaten bazı şeyleri bilerek doğuyoruz. Mesela çarpıcı örnek olarak bir yaşında piyano çalıp, üç yaşında beste yapan kişileri düşünün. “Yetenek” olarak es geçtiğimiz, ama açıklamasını yapamadığımız bir çok şey yani… Tabii sadece artılardan oluşmuyor… Gad aynı zamanda geçmiş sorumlulukları da beraberinde getiriyor. Yaptığınız, ettiğiniz hatta düşündüğünüz her şeyden sorumlusunuz ve mutlaka telafi etmek zorundasınız. Kuzey ay düğümü (KAD) ise; geleceğimizdir. Bizim için zordur, aslında çünkü ruhun bu alanda tecrübesi yoktur. Yani ruhsal gelişimimiz için zorlayan bir noktadır. Düşünün ilk okula başladığınız günü, nasıl ortaya karışık duygulara sahiptiniz :) “Korku, kaçınılmazlık, bilinmeyen, zorlayıcı, kaçınılmaz” biraz böyle işte Kad… Ancak evrensel olarak Gad artık kapanan enerjidir yani bu alanda kesilmiş bir bilet vardır. Bu konuda işiniz çok rast gitmez diyelim. Çünkü gitmeniz gereken alan burası değildir ve biz insanlar kolayına, bildiğimiz kaçarız. Bu yüzden bu alanda çok şanslı değilizdir. Kad ise yeni ehliyetimiz ve yeni arabamızla korka korka ilerlediğimiz ama önü açık, boş bir otoban gibidir.
Tutulma Burcu
Astrojide her harita, bana parmak izlerimiz kadar, benzersiz olduğumuzu gösterir. Tutulma burcu için özellikle aynı anda felsefe, astroloji ve ahlaki bir altyapı gerektiğini düşünüyorum. Genel olarak Hintlilerin Swadharma dedikleri konuya oldukça yakın gibi aslında. Genel olarak “hayat amacı” üzerinden şekillenmiş bir yaşam söz konusu. Tutulma burcu doğmadan önceki son güneş tutulmasına bakarak tayin ediliyor. Tutulma burcunuz GAD veya KAD yönünde olabilir. Tutulma burcunuz, eğer kad yönünde ise geçmiş mevzular çok fazla ayağınıza takılmaz. Tutulma burcunuz gad yönünde ise (ki o zaman ikmale kalmış ruh oluyorsunuz) geçmiş mevzularınızı da halletmek zorundasınız. Ayrıca tutulma şekli ise ruhun farkındalık düzeyini veriyor. Şöyle ki; Parçalı tutulma da doğan ruhun fakındalık düzeyi yüksektir, kısmi de biraz düşer, tam ay tutulmasında ise farkındalık düzeyi düşük olur (Yani mutlaka yaşayacak, başına bir şeyler gelecek öyle öğrenecek). Örnek olarak; özel misyon insanlarında çok vurgulu biçimde anlayabiliriz tutulma burcunu; Leonardo da Vinci tutulma burcu Oğlak’tır (İnşaa etmeye gelmiş). Ülkemiz kurucusu Atatürk tutulma burcu yine Oğlak’tır. Bir ülke inşa etti, ne mutlu bize :)
Detaylı ilgilenmek isteyenler için; Hakan Kırkoğlu “Ruhun Yolculuğu” ve Jan Spiller’in “Ruhsal Astroloji” tavsiyemdir.
Sevgilerle
Birsen SUNGURAY
