
Saygıyla…
Kendisini tanımlamak çok zor gerçekten, çünkü kalıplara sığacak bir kişilik değil.
Özgür düşünce için bir nefer olarak görebiliriz kendisini…
Giordano Bruno, İtalya’da doğuyor ve dinsel bir eğitim alıyor. Bu dönemde; ortaçağ felsefesi hakim; felsefe ve dinsel içerik girift bir şekilde hüküm sürüyor. Eğer zengin ve aristokrat bir aileden değilse kişinin iyi bir eğitim alması mümkün değil. Bunun tek istisnası ise rahip olmak…
Giordano Bruno bu nedenle rahip oluyor. Ortaçağda, kilise çok güçlü ve her çeşit kaynağı ellerinde tutuyorlar. Buna antik çağ yazmaları da dahildir. Bu şekilde Giordano Bruno, Antik çağ filozofları ile karşılaşıyor. Ve onlardan çok şey öğreniyor. Ancak öğrendikleri zaman içinde rahip olması ile bir arada gitmiyor.
Kendisi çeşitli Avrupa şehirlerinde üniversitelerde ders vermesi için çağrılıyor. Bir çoğunda öğretmenlik yapıyor.
Ama çağının çok ötesinde bir karakter olması bir çok sorun yaratıyor. Kendisi her zaman keskin ve net olmuştur. Hiç bir zaman ve hiç bir konuda taviz vermemiştir.
Kilise görüşüne göre; Dünya merkezli evren görüşü özellikle en büyük sorunsalı teşkil ediyor. Çünkü Giordano Bruno, güneş merkezli ve sonsuz bir evren teorisine sahiptir. Yine aynı dönemde yaşayan, Galileo Galile’nin dünyanın dönmesi üzerine görüşlerini ve bu konuda yaşadıklarını biliyoruz.
Giordano Bruno ise düşünceleri konusunda geri adım atmamıştır.
Kendisini İtalya’ya eğitim için çağıran bir soylunun evinde tutuklanır. Bu soylu (?) kişi kendisini engizisyona Hermetik Okultist olarak ihbar eder ve Giordano Bruno tutuklanır.
Giordano Bruno’nun tutukluluk süresi, sorgulanması yaklaşık sekiz yıl sürer.
Bu sorgulamalar özellikle bilim ve din çarpışması şeklinde geçer.
Engizisyon mahkemesi sonucu yakılarak öldürülmesine karar verilir.
Şu anda çiçek tarlası adı da verilen meydanda yakılarak öldürülür. Şu anda en çok ziyaret edilen yerler arasındadır.
Ölüm hükmü yüzüne okunurken şöyle der; “Ölümümü bildirirken siz benden daha çok korkuyorsunuz.”
17 Şubat 1600’de yakılarak infazı gerçekleştirildi.
Ancak fikirleri, Rönesansı başlatan en önemli tohumları atmıştır.
Unutmamalı ki; zamanı gelmiş bir fikrin önünde duracak herhangi bir güç yoktur.
Sevgiyle Kalın
Birsen SUNGURAY
