
“Bazen en uzak yolculuk, iki insan arasındaki mesafedir” The Painted Weil “Duvak” Somerset Maugham ait “The Painted Weil” (Boyalı Peçe) romanından uyarlanan bir filmdir. Kelime olarak aslen düğün ve cenazelerde kullanılan örtü anlamında kullanılır.
Filmde ise; “örtü” olarak, kendimiz adına sakladığımız en kişisel yönlerimiz ve olanı değil, olmasını istediğimiz şekilde gördüğümüz beraberliklerimiz için bir metafor olarak kullanılmıştır.
Film 2006’da çekilmiş olup, başrollerinde oynayan, Naomi Watts ve Edward Norton aynı zamanda filmin yapımcılığında üstlenmişler. İkilinin film boyunca yine çok üst düzeyde bir oyunculuk sergiledikleri de söylemek lazım…
Edward Norton, Dr. Walter Fane rolünde sakin, planlı ve kararlı bir karakter çıkarmışken, Naomi Watts ise duygusal, bencil bir kişilikten, güçlü bir karaktere doğru yolculuk yapıyor.
Zaten filmin ana temasında bulunan; iki insanın birbirlerine duydukları, baskıcı mecburiyete rağmen, güzellikler yaratabilmeleri son derece düşündürücüdür. Çünkü çoğu kez başta sevdiğimiz insanlar olmak üzere İnsanları olduğu gibi değil kendi renklerimize oynadığımız bir peçenin arkasına görüyoruz ve bu da aslında çift taraflı körlüktür.
Sadece “ben” bilgisi ve “biz” bilgisi içinde etkileşimlerle birbirimize ve bizzat kendimize yolculuklar yaparız ya da kaçarız…
Film konusu içinde; 1920’lerde mikrobiyoloji uzmanı Dr. Walter Fane sosyetik bir güzel olan Kitty Garstin ile evlenir. Ancak Dr Walter Fane görevi nedeniyle Şanghay‘a gönderilir. Evlilik için de mutluluğu bulamayan Kitty eşini, Liev Schreiber ile aldatır. Bu durumu fark eden Dr. Fane, Çin‘in merkezine uzak bir köy olan Mei- tan-fu’da kolera salgını olması nedeniyle gönüllü olur.
Film bu çekimi ile Somerset Maugham’un roman uyarlamasının üçüncü uyarlaması oluyor. Birbirinden güzel Çin görüntülerine sahip filmde; yaşanan kolera trajedisi beraberinde insan hikâyeleri çok güzel işlenmiştir.
İnsanların kriz zamanları neler yapabildikleri ve asıl bu kriz zamanlarında insanların içindeki; uyuyan kahramanın ya da çöreklenmiş kötülüğün ayağa kalktığını, gücümüzün hayat ve ölüm ekseninde denendiğini film boyunca hissediyoruz.
Sevgiyle Kalın
Birsen SUNGURAY
